05 Mayıs 2006

dallarında salıncak, gölgesinde sedir söğüdün:
Dün akşam uzun bir süreden sonra kaval çalıştım. Re notasından hortlatıncaya kadar canım çıktı nerdeyse. Bir ara kaval hortlar gibi oldu ama. Bu iş uzun soluklu ve devamlılık istiyor. Bu arada www.sinopbizim.org sitesini ziyaret ederek destek mesajı bıraktım. Onlarda bunun karşılığında güzel bir Sinop türküsü hediye ettiler...
...
Ya bu nükleer santral o kadar faydalıysa bunu önce kendi evlerine kursunlar canım. Nasıl olsa bir olay oldumuydu hemen çıkıp, "-bak ben içiyorum bir şey olmuyor." demesini biliyorlar. Biz artık kaşarlandık bu konularda. Öyle hemen inanmayız artık. Pışık yani. Önce kurun kardeşim evinize bahçenize yada çocuk odanıza bir kaç yıl çalıştırın baktık ki bir şey olmuyor, biz de kurmazsak sizin gibi olalım yani!...
...
Geçenlerde çalıştığım okulda bir öğretmen arkadaş sınıfında gaza gelip "Çocuklar Türk`ün Türk`ten başka dostu yoktur. Herkes bize düşman." demiş. Sınıfında da çok sevimli ve akıllı bir kızımız var. Ailesi Saddam döneminde Irak`tan gelmiş. Kız da söz alarak birazda gücenmiş öğretmenin sözlerine şöyle demiş;
-Biz sizleri arkadaşlarımı çok seviyorum ve burada sizlerle birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. Şimdi ben sizin düşmanınızmıyım? Ama biz sizin düşmanınız değiliz ki. Niye düşman olalım ki." demiş.
...
Keşke çocuklar kadar duyarlı olabilsek. Bütün yetkiler onların elinde olsa, sokak lambaları çubuk şekerden olsa, yeryüzü aşkın yüzü olsa, fenamı olurdu?
...

Hiç yorum yok: