Tarihe dip not düşsem...
Elim varmadı yazmaya uzun süredir.Bir aydan fazla oldu.Son yazdığımdan bu tarafa leylekler bile top yekün geldiler kuzeye.
...
Dikili belediye başkanını dava etmişler? nEDEn!
Yaptığı sosyal belediyecilik anlayışı ile birlikte BAŞKA BİR YAŞAM ın olabileceğini kanıtladığı için midir?...
...
Dip Not:Her şeye kıllanmaya başladım.Hiç bir şeyin tadı tuzu yok.
17 Nisan 2008
08 Mart 2008
Kımıl Kımıl Bahar, böcü börtü
merhaba baharımın göçmen kuşları..
merhaba yeni baharın ilk günü,
bahçemdeki erik ağacı,
sabahlarımın simitçi çocuğu
merhaba.
havada gördüğüm ilk leylek,
merhaba
penceremden sızan güneş.
doğurgan ilkbaharın, ilk çiçekleri,
hüzün ve sevinç,
gece ve gündüz,
yaşamın bütün güzellikleri merhaba.
mutlu olmak için yeniden doğmak gerekir ilkbaharla.
yeniden su yürüdüğünde söğüdün dallarına,
yeşeren ilk yapraklara da kocaman bir
m e r h a b a.
merhaba baharımın göçmen kuşları..
merhaba yeni baharın ilk günü,
bahçemdeki erik ağacı,
sabahlarımın simitçi çocuğu
merhaba.
havada gördüğüm ilk leylek,
merhaba
penceremden sızan güneş.
doğurgan ilkbaharın, ilk çiçekleri,
hüzün ve sevinç,
gece ve gündüz,
yaşamın bütün güzellikleri merhaba.
mutlu olmak için yeniden doğmak gerekir ilkbaharla.
yeniden su yürüdüğünde söğüdün dallarına,
yeşeren ilk yapraklara da kocaman bir
m e r h a b a.
Bademler Çiçek açtı...
İzmir de bademler çiçek açınca bende şöyle bir açılayım dememe kalmadan soğuk kaptım. Daha önceden duyduğum bir söz vardı."Ayva çiçek açmadan sende açılma." diye. Ayva garantici bir ağaç demekki tam havalar ısınmadan olaya girmiyor. Şimdilik ayvanın çiçek açmasını bekliyorum neme lazım. Havaların ısınmasına aldanmamak lazım.
...
İzmir de bademler çiçek açınca bende şöyle bir açılayım dememe kalmadan soğuk kaptım. Daha önceden duyduğum bir söz vardı."Ayva çiçek açmadan sende açılma." diye. Ayva garantici bir ağaç demekki tam havalar ısınmadan olaya girmiyor. Şimdilik ayvanın çiçek açmasını bekliyorum neme lazım. Havaların ısınmasına aldanmamak lazım.
...
24 Şubat 2008
Havaya CEMRE düştü...
Şubatın 20 sinde havaya cemre düştü. Bu sanal olayı her yıl kaç kişi takip eder bilemiyorum ama benim için her yıl sabırsızlıkla beklediğim bir olay. Önce havaya sonra suya ve en sonda toprağa düşer cemre. İlk cemrenin düşmesiyle birlikte ilk kır çiçekleri açar ve doğanın yeniden canlanmasını müjdeler. Sonra kurbağalar yumurtalarını ısınan suyu bırakırlarki bu artık baharın geldiğinin işaretidir. Hele birde toprak ısınıp kabarınca kendinizi toprağın üzerine bırakıp gözlerinizi kapadığınızda doğanın melodilerinin en güzellerini dinleme fırsatı bulursunuz. Toprak ve çiçek kokuları sizi sarar elektiriğiniz toprağa geçer...
...
Cemre düştü, artık önümüz bahar kırlar bizi bekler. Çeşme başları şarapçıları. Koşmaya başlıyorum kırlara tutamazsınız beni.....
Şubatın 20 sinde havaya cemre düştü. Bu sanal olayı her yıl kaç kişi takip eder bilemiyorum ama benim için her yıl sabırsızlıkla beklediğim bir olay. Önce havaya sonra suya ve en sonda toprağa düşer cemre. İlk cemrenin düşmesiyle birlikte ilk kır çiçekleri açar ve doğanın yeniden canlanmasını müjdeler. Sonra kurbağalar yumurtalarını ısınan suyu bırakırlarki bu artık baharın geldiğinin işaretidir. Hele birde toprak ısınıp kabarınca kendinizi toprağın üzerine bırakıp gözlerinizi kapadığınızda doğanın melodilerinin en güzellerini dinleme fırsatı bulursunuz. Toprak ve çiçek kokuları sizi sarar elektiriğiniz toprağa geçer...
...
Cemre düştü, artık önümüz bahar kırlar bizi bekler. Çeşme başları şarapçıları. Koşmaya başlıyorum kırlara tutamazsınız beni.....
08 Şubat 2008
Zenginin Malı Züğürtün Çenesini Yorar!!
Anadolu kahvelerinde köyün, mahallenin yada o semtin zenginlerine ait türlü geyikler çay eşliğinde dolaşır. Bu geyiklerin en çok takılanları ise ülkemizdeki çıkarılamayan petrol, Kaz dağlarında ki altınlar ve son yıllarda bor madeni oluşturur.
-Abi ülkenin toprakları altın kaynıyor valla. bide çıkartsak,
-Doğru diyorsun lan, oglum altını çıkartacaklarda salak salak adamlar çıkıp habire iptal ettiriyorlar eşşeoğuları
-Bor madeninden bi araba yapmışlar abi depoyu bi dolduruyormuşsun 5000 km yol yapıyormuşsun.Tatile git gel hesabı,
-Yok lan arabayı deposu dolu veriyorlarmış, 150.000 km yapıp yakıt bitince arabayı atıyormuşsun
-Vay beeee
-Vay may boru değil olun bor bu bizde de dünyanın bilmem kaçı kadarı varmış bor zenginiymişiz.
-Lan olum varsa bi 5 ytl versene allah çarpsın ekmek param kalmadı, 10-15 güne veririm lan
-Olsa dükkan senin hacı valla cebimdeki son bozuklarıda kahveciye verdim. geçen haftadan kalanıda temizledim.olsa biliyon
-Şu bor benim köydeki tarlada olacaktaki anasını satayım
-Bizdede şöle bi televizyon gazete alacak kayınpederde yokki
-Olum bide Recep`e sor onda vardır belki ha
-Yok lan o yaralı parmağa işemez
....
....
...
Velhasıl kelam muhabbet böyle uzayıp gider.YAni zenginin malı zügürtün çenesini yorar..
Anadolu kahvelerinde köyün, mahallenin yada o semtin zenginlerine ait türlü geyikler çay eşliğinde dolaşır. Bu geyiklerin en çok takılanları ise ülkemizdeki çıkarılamayan petrol, Kaz dağlarında ki altınlar ve son yıllarda bor madeni oluşturur.
-Abi ülkenin toprakları altın kaynıyor valla. bide çıkartsak,
-Doğru diyorsun lan, oglum altını çıkartacaklarda salak salak adamlar çıkıp habire iptal ettiriyorlar eşşeoğuları
-Bor madeninden bi araba yapmışlar abi depoyu bi dolduruyormuşsun 5000 km yol yapıyormuşsun.Tatile git gel hesabı,
-Yok lan arabayı deposu dolu veriyorlarmış, 150.000 km yapıp yakıt bitince arabayı atıyormuşsun
-Vay beeee
-Vay may boru değil olun bor bu bizde de dünyanın bilmem kaçı kadarı varmış bor zenginiymişiz.
-Lan olum varsa bi 5 ytl versene allah çarpsın ekmek param kalmadı, 10-15 güne veririm lan
-Olsa dükkan senin hacı valla cebimdeki son bozuklarıda kahveciye verdim. geçen haftadan kalanıda temizledim.olsa biliyon
-Şu bor benim köydeki tarlada olacaktaki anasını satayım
-Bizdede şöle bi televizyon gazete alacak kayınpederde yokki
-Olum bide Recep`e sor onda vardır belki ha
-Yok lan o yaralı parmağa işemez
....
....
...
Velhasıl kelam muhabbet böyle uzayıp gider.YAni zenginin malı zügürtün çenesini yorar..
24 Ocak 2008
13 Ocak 2008
(Yarım kalmış öyküler için kilerden çıkardıklarım)
Ay karanlığı mavi bir gece,
Vuslata dönüyor yelkovan.
Dışarıda ısırgan bir rüzgar,
Yüzüme, ellerime düşüyor iğdenin kokusu.
Üşüyorum,bir yere yağmur yağıyor olmalı.
Şimşekler yırtıyor uzaklarda bulutları.
Üşüyorum,
dudaklarım titriyor,
Uzaktan silik mavi bir kentin ışıkları,
yakından kızıl kırmızı bir nehir gibi akıyor asfalt.
Y a v a ş e s i y o r r ü z g a r,Y a v a ş ş ş..
Ay karanlığı mavi bir gece,
Vuslata dönüyor yelkovan.
Dışarıda ısırgan bir rüzgar,
Yüzüme, ellerime düşüyor iğdenin kokusu.
Üşüyorum,bir yere yağmur yağıyor olmalı.
Şimşekler yırtıyor uzaklarda bulutları.
Üşüyorum,
dudaklarım titriyor,
Uzaktan silik mavi bir kentin ışıkları,
yakından kızıl kırmızı bir nehir gibi akıyor asfalt.
Y a v a ş e s i y o r r ü z g a r,Y a v a ş ş ş..
11 Ocak 2008
Yılkı Atlarının Ardından
Zaman bir köy yolunda ilerleyen kamyonun ardından savrulup giden toz bulutu gibi bizi peşinden umarsız bir şekilde sürükleyip götürüyor. Bu hızlı savruluş esnasında her yaşadığımız geride acı yada tatlı bir etki bırakıyor. Özellikle kaybedişler ve onların acılarını hissetmek. Gün geçtikçe ağırlaşan özlenişler yaşatıyor insana. Yakın zamanlarda çok yakınımda ve çok sevdiğim dostlarımı kaybetmenin göz yaşlarını yaşadım. Necdet bacanağın o hep gülümseyen yüzünü gördüm giderken bile. Cansız bedeninde hala canlı gülümsemesi, platin saçları ve yumuk elleriyle halen telefonumda kayıtlı duran numarasıyla bile halen inanası gelmiyor insanın. Şimdi hep sevdiği yerlere en güzel yerden bakıyor, bir dağın eteklerinden ödemiş`e....
......
Yılkı atları yakınızda olsun. Rüzgarda savrulan yelelerine tutunun ve koyverin kendinizi dağların yamaçlarına....
Zaman bir köy yolunda ilerleyen kamyonun ardından savrulup giden toz bulutu gibi bizi peşinden umarsız bir şekilde sürükleyip götürüyor. Bu hızlı savruluş esnasında her yaşadığımız geride acı yada tatlı bir etki bırakıyor. Özellikle kaybedişler ve onların acılarını hissetmek. Gün geçtikçe ağırlaşan özlenişler yaşatıyor insana. Yakın zamanlarda çok yakınımda ve çok sevdiğim dostlarımı kaybetmenin göz yaşlarını yaşadım. Necdet bacanağın o hep gülümseyen yüzünü gördüm giderken bile. Cansız bedeninde hala canlı gülümsemesi, platin saçları ve yumuk elleriyle halen telefonumda kayıtlı duran numarasıyla bile halen inanası gelmiyor insanın. Şimdi hep sevdiği yerlere en güzel yerden bakıyor, bir dağın eteklerinden ödemiş`e....
......
Yılkı atları yakınızda olsun. Rüzgarda savrulan yelelerine tutunun ve koyverin kendinizi dağların yamaçlarına....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


