19 Mayıs 2006

Çam sakızı yaptım kendime kavak reçinesinden...
Bu akşam, altı aydır çalıştığımız Adıyaman yöresi halk oyunlarını sergileyeceğimiz için oldukça hareketliydi bizim için. Halk eğitim merkezi çalışılan bütün yörelerin sunulduğu bir gece düzenlemiş, bu gecede de biz bu yöreyi oyunun hikayesi ile birlikte oynayacaktık. Oyunun hikayeside en sonunda bir mizansenle anlatılacaktı. Oyunda tarlalara ekinler ekiliyor, biçiliyor, harman ediliyor, kızla oğlan birbirlerine gönüllerini kaptırıyorlar, daha sonra düğün oluyor, düğün sonunda da gelin salla getirilirken sal devriliyor ve içindekilerle birlikte gelinde sularda kayboluyor. Ama gel gör ki davetiyeler basılırken önce mizansen sonra Adıyaman yöresi diye yazılıyor. Provalarımızı yapmışız herşey düzenlenmiş tam sahneye giriş yapılacak anons ediliyoruz.. Önce sal mizanseni sonra oyun olarak. Arkadaşlar hep birlikte şaşkın ve müzizyenlere oyunla gireceğimizi işaretle anlatmaya çalışırken halk eğitim merkezinin iş güzar kendini beğenmiş ve bu konularla yakından uzaktan (b)ilgisi olmayan bayan müdür yardımcısı geliyor ve aynen şu konuşmaları yapıyoruz..

Md.Yrd-Arkadaşlar önce mizanseni oynayacaksınız. Davetiyede böyle yazıyor.
--Hocam önce gelini öldürüp sonra nasıl halay çekeceğiz seyirci dumura uğrayacak.
Md.yrd-Kardeşim ne farkeder anons edildi bir kere bunu daha önce bize söyleseydiniz. böyle anons edildi işte niye itiraz ediyorsunuz.
--Ya edildiyse edilsin alla alla. Bu oyunun bir mantığı var sonu başa, baş sona alınır mı???
Md.yrd-Tamam uzatmayın artık çıkın salon sizi bekliyor.
--Anasını satayım bu ülkede herşey sizin yaptığınız gibi kitabından harfiyen yapılsaydı, alemin kralı olurduk ya. Hadi arkadaşlar yapalımda bitsin bari!!!!
Md.yrd-....

Salondan ayrılırken oyunu seyreden arkadaşlar merakla soruyorlar. "Ya oyun başlamadan ne yaptınız öyle gelin niye öldü, sonra niye oynadınız?"
---:?????
Eee ne yapalım kardeşim davetiyeye öyle basılmış, seyirciye ayıp olmasın, kandırmış olmayalım, biz ne yazdıysak öyle olucak havasıyla sanki karşımızdaki seyirci operaya gelmişte; elindeki broşürden sahneyi takip edecek tarzıyla sahne aldırıldık. Zaten bunun yaptığı bize karşı ilk değildi ya...
.....
Neyse eve gelip kahvemi içtim ayaklarımı uzattım. Bir kaç saat önce yaşadıklarım bir an kafamdan bir matrix edasıyla geçti. Bende çamsakızı yaptım kendime kavak ağacının reçinesinden....

Hiç yorum yok: