
Son bir hafta içerisinde çevremde ve ülkemde yaşananları bana makul sebeplerini de bularak anlayan ve anlatabilecek birinin var olup olmadğını merak ediyorum. Binlerce yıldır onlarca uygarlığa beşiklik etmiş bu topraklarda siyanürle altın aranması, zehirli toksit maddelerin, ağır metal içeren atıkların içme ve yer altı sularına pompalanması, nükleer santralin Sinop`a kurulmak istenmesi, öldürme , yaralama, gasp, çeteleşme gibi olayların artık ilköğretim okullarında görülmesi, bir başbakanın çöp gibi süpürülüp bir deliğe atılmaması hatta bu başbakandan yararlanılması, yeni sosyal güvenlik yasasının kabul edilmesi, yollarda halen sürücülerin milyonlarca kaza haberlerine rağmen şizofrenik biçimde otomobil kullanmaları, kaldırımlara dahi çıkıp insanları sinek gibi ezmeleri, bir bakanın çıkıp fakirlere; "sizde zeytini bir lokmada yemeyverin canım " diyerek bir tane kara zeytinin nasıl yenmesi gerektiğini göstermesi......
....
....
Bütün bunları üst üste koyunca kendimi 70 milyonluk bir denek örnekleminin içindeymişim gibi hissediyorum. Birileri sanki tahammül ve yaşama direncimizi ölçüyor gibi. Tepkileri değerlendirerek verdikleri dozu her geçen gün artırıyorlar. İnsanlar kanser vakalarından dolayı patır patır dökülüyorlar. Bugün yaşayan ve hatta gelecek kuşakları bile yüzlerce yıl etkiyecek olan atıkları toprağa gömen sevgili iş adamımızı, sevgili bakan açıklamıyor.
....
....
Eğer ki bütün bunlar matrix` se hemen biri en yakın telefonu çaldırsın. Karabasan görüyorsam, hemen uyanayım. Ama ya gerçekse. Yok canım bu kadar da gerçek olurmu? Ben kesin gerçek hayatla düşleri karıştırıyorum galiba yorgunluktan. Pardon bir saniye galiba telefonum çalı................

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder